Otizme Eşlik Eden Nörolojik Problemler

+

Otizme Eşlik Eden Nörolojik Problemler

Otizm, erken çocukluk döneminde belirtileri ortaya çıkan bir nörogelişimsel (beyindeki sinir hücrelerinde gelişen) bozukluktur. Otizmin temel belirtileri arasında sosyal-iletişimsel alanda belirgin yetersizlikler örneğin insanlarla sözel veya sözel olmayan ilişki kurmada zorluk, tekrarlayıcı ilgiler ve davranışlar bulunmaktadır.

Otizm Klinik Özellikleri Nelerdir?

Ailelerin en sık başvuru sebeplerinden biri konuşmada gecikme nedeniyle olup,  genellikle 2-3 yaş arasında ilk kez bir hekim tarafından değerlendirilmektedir.  Ancak otizm spektrum bozukluğunun belirtileri çok daha erken dönemden itibaren başlayabilir. Belirtilerin bir kısmı yaşam boyu sürebilir iken bazı belirtiler hafifleyip tamamen kaybolabilmektedir. Otizmde görülen belirtiler şunlardır;

  1. Çocukların çevresindeki kişilerle olan göz temasında yetersizlik vardır. Bir-iki saniyeden daha fazla göz teması kurmazlar.
  2. İsmi söylendiğinde genellikle bakmazlar sanki duymuyormuş gibi görünürler.
  3. Başka kişilerin davranışlarını taklit etme kaybolmuş ya da azalmış olabilir. Örneğin bebeklerde CEEE… oyununu oynama, el sallama gibi taklide dayalı beceriler olmayabilir.
  4. Çevresine karşı ilgisiz, kendi dünyalarında yaşıyorlarmış gibi davranırlar. İnsan yüzlerinden daha çok nesneleri gözlemlemeyi tercih edebilirler.
  5. Ortak dikkat gelişmemiştir. İlgisini çeken herhangi bir şeyi işaret parmağını kullanarak göstermezler. Çevresindeki kişiler bir nesneyi gösterdiğinde dönüp o nesneye bakmazlar. İlgilendikleri nesneyi paylaşmayabilir, göstermek için diğer kişilere getirmezler.
  6. Akranlarına karşı ilgisizdirler. 2 yaş civarında akranlarıyla paralel oyun kurma, 3 yaşlarında beklenilen karşılıklı oyun kurmada yetersizlik olabilir. Hayali oyun kurma örneğin telefonu alıp sanki birisiyle konuşuyormuş gibi, oyuncak bebeğini giydirme, besleme, uyutma gibi oyunlar oynama yoktur.
  7. Yaşına uygun dil gelişimi genellikle yetersizdir. Konuşmanın hiç olmaması, konuşmanın gecikmesi, söylenenleri anlamakta zorluk görülebilir. Dil becerileri kısmen gelişen otizmli çocuklarda konuşma kısa cümleler şeklindedir. Ses tonu tekdüze, ekolali (söyleneni tekrar etme) görülebilir. Konuşmanın karşılıklı toplumsal iletişim için kullanımında bozulma vardır. Genellikle tek taraflı, duyguları paylaşmaya yönelik olmayan bir konuşmadır. Jest ve mimik kullanımı yok ya da azalmıştır.
  8. Sosyal gülümsemede yetersizlik vardır. Örneğin bakım verenin gülümsemesine veya çocuğu güldürmesine yanıt vermezler, tepkisiz kalabilirler.
  9. Kendi etrafında dönme, el çırpma, parmak ucunda yürüme gibi basmakalıp ve yineleyici davranışlar sergileyebilirler.
  10. Nesnelere karşı aşırı takıntı ve ilgileri olabilir. Oyuncaklarıyla amaca uygun oynama yoktur. Örneğin oyuncak arabanın tekerleğini sadece döndürme ya da oyuncakları ardarda dizip onları uzun süre seyretme gibi.
  11. Günlük yaşamdaki değişikliklere direnç görülebilir. Örneğin hep aynı elbiseyi giyme, yemek yerken aynı sandalyeye oturma gibi… Bu direnç sadece kendileri ile değil ailenin diğer bireylerine karşı da olabilmektedir. Değişimlere karşı yoğun öfke nöbetleri gösterebilirler.
  12. Kokulara, seslere, tatlara karşı artmış hassasiyet görülebilmektedir. Örneğin gürültülü yerlerden huzursuz olup yoğun öfke sorunları yaşayabilirler. Bazı besin maddelerini tadlarından, görüntülerinden dolayı red edebilirler. Her zaman aynı yemeyi yemekte ısrarcı olabilirler. Sarılma, öpülme, kucaklanma gibi temaslardan hoşlanmayabilirler. Işıklı dönen cisimlere karşı artmış ilgileri olabilir.

Sonuç olarak, bir çocukta otizmden şüphelenmek için yukarıda belirttiğimiz tüm özelliklerin hepsinin bir arada olması gerekmemektedir.

Otizmin Tedavisi

Otizmin temel tedavisi eğitsel tedavi yöntemleridir. Erken tanı ve tedavi otizmin klinik gidişini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Bu nedenle eğitsel tedavilere tanı konulduktan sonra en kısa süre içerisinde başlanılmalıdır. Eğitsel tedavi yöntemleri; sosyal-iletişimsel alanda gelişmeyi, istenmeyen davranışları azaltmayı ve yeni beceriler kazandırmayı içermelidir. Eğitsel tedaviler çocuğun bireysel özelliklerine ve temel ihtiyaçlarına odaklanarak yapılmalıdır. Eğitim;  yoğun, nitelikli ve devamlı olmalı ve ailenin katılımı sağlanmalıdır.

Otizmin tedavisi çok yönlü yaklaşımı gerektiren bir süreçtir. Bu süreçte çocuğun çocuk psikiyatristi tarafından düzenli takipleri gerekebilir. Bu nedenle aileler çocuklarını hekim tarafından belirlenen sıklıkta tedavi takibi için getirmelidir. Birçok aile otizmi tedavi eden ilaçların olup olmadığını sormaktadır. Şu an için otizmin temel belirtilerini iyileştiren bir ilaç geliştirilmemiş olup ancak çocuk psikiyatristleri tarafından öfke, huzursuzluk, aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği, uyku sorunları gibi problemler için bazı psikiyatrik ilaçlar reçete edilmektedir.

Birçok aile otizmi iyileştireceğine inanarak çeşitli tamamlayıcı ve alternatif tedaviler denemektedir. Ancak bilimsel çalışmalar göstermektedir ki hiçbir alternatif tedavi yöntemi otizmin tedavisinde kanıt bulmuş değildir.  Bu nedenle çocuğunuzun tedavisi ile ilgili tüm merak ettiğiniz soruları bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanına danışmalısınız.

1
Çocuk nörolojisinin en sık ilgilendiği alanlardan biridir. Çocuklarda nöbetler; bayılma, kasılma, dalma veya ani sıçramalar şeklinde görülebilir. Tedavi süreci, nöbet tipinin belirlenmesi, EEG (Elektroensefalografi) çekimi ve uygun ilaç tedavisinin planlanmasını kapsar.
2
Bebeklerin ve çocukların yaşlarına uygun motor (emekleme, yürüme), dil (konuşma) ve sosyal becerileri kazanıp kazanmadığı takip edilir. Erken müdahale ile gelişimi destekleyici fizik tedavi veya özel eğitim programları bu başlık altında planlanır.
3
Doğum öncesi, sırası veya hemen sonrasında beynin hasar görmesi sonucu oluşan hareket ve duruş bozukluklarıdır. Spastisite yönetimi, kas sertliklerinin giderilmesi ve çocuğun bağımsız hareket edebilme kapasitesinin artırılması temel hedeftir.
4
Kas güçsüzlüğü, yürüme zorluğu veya sık düşme gibi belirtilerle kendini gösteren hastalıklardır (Örneğin: SMA, Duchenne Kas Distrofisi). Bu hastalıkların teşhisinde genetik testler ve EMG (Elektromiyografi) gibi yöntemler kullanılır.
5
Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da stres, uyku bozukluğu veya genetik yatkınlık nedeniyle şiddetli baş ağrıları görülebilir. Çocukluk çağı migrenleri genellikle karın ağrısı veya baş dönmesiyle de seyredebilir. Doğru ayırıcı tanı, diğer ciddi nörolojik sorunları dışlamak için kritiktir.
6
Dikkat eksikliği, hiperaktivite, otizm spektrum bozukluğu ve öğrenme güçlükleri sinir sisteminin gelişimiyle doğrudan bağlantılıdır. Bu çocukların nörolojik açıdan değerlendirilmesi, belirtilerin altında yatan biyolojik nedenlerin saptanması ve tedavi sürecinin yönetilmesi sağlanır.

Hasta Yorumları

SIK SORULAN SORULAR

Çocuk Nörolojisi uzmanına ne zaman başvurulmalıdır?

Çocuğunuzun motor gelişimi (baş tutma, oturma, yürüme) gecikmişse, konuşma geriliği varsa, havale/nöbet geçirdiyse, sık tekrarlayan şiddetli baş ağrıları yaşıyorsa veya davranışlarında ani değişiklikler fark edildiyse bir çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır.

Muayene için herhangi bir ön hazırlık gerekir mi?

Hayır, ancak çocuğunuzun daha önce yapılmış kan tahlilleri, varsa MR veya EEG sonuçlarını yanınızda getirmeniz teşhis sürecini hızlandırır. Ayrıca çocuğunuzun evde sergilediği şüpheli hareketlerin (nöbet benzeri durumlar) videosunu çekmeniz hekimimiz için çok değerlidir.

EEG çekimi çocuğuma zarar verir mi? Canı yanar mı?

Kesinlikle hayır. EEG (Elektroensefalografi), beynin doğal elektriksel aktivitesini kaydeden zararsız bir yöntemdir. Çocuğunuza radyasyon veya elektrik verilmez; sadece kafa derisine küçük elektrotlar yerleştirilir. Ağrısız bir işlemdir.

Çocuklarda nörolojik muayene nasıl yapılır?

Çocuk nörolojisi muayenesi, çocuğun yaşına uygun olarak oyun formunda gerçekleştirilir. Kas gücü, refleksler, denge, koordinasyon ve gelişimsel basamaklar (sosyal etkileşim, konuşma, hareket) titizlikle değerlendirilir.

Her bayılma veya kasılma epilepsi midir?

Hayır. Çocuklarda "katılma nöbetleri", yüksek ateşe bağlı havaleler veya uyku sırasındaki bazı hareketler epilepsi ile karıştırılabilir. Doğru tanı için uzman bir çocuk nöroloğunun değerlendirmesi ve gerekirse EEG tetkiki şarttır.

Ateşli havale kalıcı bir hasar bırakır mı?

Çoğu ateşli havale (febril konvülsiyon) iyi seyirlidir ve beyinde kalıcı bir hasar bırakmaz. Ancak nöbet süresi ve tekrarlama sıklığına göre risk analizi yapılması için uzman görüşü alınmalıdır.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite nörolojik bir sorun mudur?

Evet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) beynin ön bölgesindeki bazı nörotransmitterlerin çalışma prensibiyle ilgilidir. Nörolojik muayene, benzer belirtiler veren diğer durumların elenmesi açısından önemlidir.

Çocuğum 18 aylık oldu ama hala yürümüyor, normal mi?

Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak 18 aya kadar yürümenin başlamaması, altta yatan bir nörolojik veya kas hastalığı açısından değerlendirilmelidir. Erken müdahale, gelişimi desteklemek için kritiktir.