Bayılma /Senkop
Senkop (bayılma) beyin kan akımının geçici olarak azalması sonucu gelişen, birkaç dakika süren, geçici şuur ve duruş (postür) kaybıdır. Hasta bayılma sırasında şuuru kaybolduğundan olup biteni hatırlayamaz ve postür kaybı nedeni ile düşer. Her 4 kişiden biri hayatı boyunca en az 1 kez senkop yaşamaktadır.
Bayılma (Senkop) Belirtileri Nelerdir?
Senkop öncesinde (presenkop dönem) hastalarda genellikle çarpıntı, bulantı, kusma, baş dönmesi, soğukluk-solukluk, terleme, şaşkınlık yakınması vardır. Kişi eğer bu belirtileri tanıyor ise hissettiği sırada oturabilir ya da ayaklarını yukarı kaldırıp uzanabilirse presenkop bulguları gerileyip senkop ortaya çıkmayabilir. Eğer kişi bayılırsa şuur ve postür kaybıyla meydana gelen senkop sonucu kişide düşüş yaşanmaktadır.
Bayılma (Senkop) Tanısı Nasıl Koyulur?
Senkop tanısı için en önemli adım hastanın ve olay sırasında yakınında bulunan kişilerin dinlenmesi, tıbbı geçmişe yönelik ayrıntılı öykünün alınması ve ardından fizik/ nörolojik muayenedir. Öykü ve fizik muayene sonrasında gerekirse kardiyolojik incelemeler (muayene/EKO/EKG/ ritim ve tansiyon holter, tilt table testi) ve nörolojik incelemeler (Beyin tomografisi veya MRI, EEG (epileptik nöbet ile benzeyen senkoplarda.)yapılır.
Senkop geçiren bir hasta, sırtı yere gelecek şekilde dümdüz yatırılmalı, hasta başı yükseltilmeden ayakları yukarı doğru kaldırılmalı ve kendine gelinceye kadar bu pozisyonda tutulmalıdır. Boynunu sıkan kravat, takı vb. şeyler çıkarılmalıdır. Diyabeti ve hipoglisemi atakları olan ve bu atakları tanıyan hastalara kesme şeker, meyve suyu verilebilir. Hipotansiyon tespit edildi ise ve hasta kendinde ise sıvı alımı desteklenebilir.
Senkop Tedavisi Nasıldır?
Senkop tedavisi hastanın ve hastalığın özelliklerine göre değişmektedir. Özellikle hastanın yaşına, bayılma sırasındaki şikayetlerine ve altta yatan hastalıklara göre değişmektedir. Genelde çoğu kişide senkop nedensiz ve bir kereye mahsus yaşanabilmektedir. Ancak sık tekrarlayan vakalarda altta yatan neden kalp damar hastalıklarıyla veya diğer başka hastalıklarla bağlantılı ise bu hastalıklar tedavi edilmektedir.
Hasta Yorumları
B... M...
R... C...
A... B...
SIK SORULAN SORULAR
Çocuk Nörolojisi uzmanına ne zaman başvurulmalıdır?
Çocuğunuzun motor gelişimi (baş tutma, oturma, yürüme) gecikmişse, konuşma geriliği varsa, havale/nöbet geçirdiyse, sık tekrarlayan şiddetli baş ağrıları yaşıyorsa veya davranışlarında ani değişiklikler fark edildiyse bir çocuk nöroloğuna başvurulmalıdır.
Muayene için herhangi bir ön hazırlık gerekir mi?
Hayır, ancak çocuğunuzun daha önce yapılmış kan tahlilleri, varsa MR veya EEG sonuçlarını yanınızda getirmeniz teşhis sürecini hızlandırır. Ayrıca çocuğunuzun evde sergilediği şüpheli hareketlerin (nöbet benzeri durumlar) videosunu çekmeniz hekimimiz için çok değerlidir.
EEG çekimi çocuğuma zarar verir mi? Canı yanar mı?
Kesinlikle hayır. EEG (Elektroensefalografi), beynin doğal elektriksel aktivitesini kaydeden zararsız bir yöntemdir. Çocuğunuza radyasyon veya elektrik verilmez; sadece kafa derisine küçük elektrotlar yerleştirilir. Ağrısız bir işlemdir.
Çocuklarda nörolojik muayene nasıl yapılır?
Çocuk nörolojisi muayenesi, çocuğun yaşına uygun olarak oyun formunda gerçekleştirilir. Kas gücü, refleksler, denge, koordinasyon ve gelişimsel basamaklar (sosyal etkileşim, konuşma, hareket) titizlikle değerlendirilir.
Her bayılma veya kasılma epilepsi midir?
Hayır. Çocuklarda "katılma nöbetleri", yüksek ateşe bağlı havaleler veya uyku sırasındaki bazı hareketler epilepsi ile karıştırılabilir. Doğru tanı için uzman bir çocuk nöroloğunun değerlendirmesi ve gerekirse EEG tetkiki şarttır.
Ateşli havale kalıcı bir hasar bırakır mı?
Çoğu ateşli havale (febril konvülsiyon) iyi seyirlidir ve beyinde kalıcı bir hasar bırakmaz. Ancak nöbet süresi ve tekrarlama sıklığına göre risk analizi yapılması için uzman görüşü alınmalıdır.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite nörolojik bir sorun mudur?
Evet, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) beynin ön bölgesindeki bazı nörotransmitterlerin çalışma prensibiyle ilgilidir. Nörolojik muayene, benzer belirtiler veren diğer durumların elenmesi açısından önemlidir.
Çocuğum 18 aylık oldu ama hala yürümüyor, normal mi?
Her çocuğun gelişim hızı farklıdır ancak 18 aya kadar yürümenin başlamaması, altta yatan bir nörolojik veya kas hastalığı açısından değerlendirilmelidir. Erken müdahale, gelişimi desteklemek için kritiktir.
